Embed

Emeklilikte yaşa takılanlar dava açsak kazanma şansımız nedir?

Anayasa mahkemesi, emekli olma şartlarının “kazanılmış hak” değil “beklenen hak” olduğu görüşünde 

Soru: 8 Ocak 1968 doğumlum. Sigortalı işe giriş tarihim 1 Kasım 1985 dir. SSK’ya girdiğim zaman, 25 yıl+ 5000 gün prim ödemesi tamamlanınca emekliliğe hak kazanıyordum. Daha sonra çıkan yasa ile, bizi de yaşa sokup, emekli olmamızın önü kesildi. 25 yıl + 5000 gün prim ödeme şartlarına göre işe başladım. Bana verilen bu hakkı Devlet geri alabilir mi? Eğer alırsa ben hiç bir zaman emekli olamam. Çünkü benim gibi binlerce insan, bu çıkan yasa mağduru. Emeklilik zamanımız gelince, yeni bir yasa çıkartılarak emekliliğimizi ileri bir tarihe erteleyebilirler. 


Bu konu ile ilgili mahkemeye dava açsak kazanma şansımız nedir? Kazanılmış hak geri alınamayacağına göre, davayı kazanır mıyız? Yoksa kazanamayız mı? Mahkeme lehime sonuçlanır ise, bu Türkiye genelinde bir emsal olup, benim gibi mağdurlara da yardımcı olmuş oluruz. Şu anda 7200 prim ödedim. Ve 26 senem de bitmiştir. 

Faruk KARAHARMAN 

Cevap: 8 Eylül 1999 tarihinden itibaren uygulamaya konan sözünü ettiğiniz 4447 sayılı yasa, ile emekli olmak için aranan prim 5000 günden 7000 güne çıkartıldı. Yeni bir şart olarak kadına 58, erkek sigortalıya 60 yaş şartı getirildi. 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olanların, yeni şartlara kademeli geçici öngörülerek, sigortalılık süresine göre erkek sigortayla 44-60 yaş, kadın sigortalıya da 40-58 arasında değişen yaş şartı getirildi. Prim gün sayısı da, yine sigortalılık süresine göre 75 günle 2000 gün arasında artırıldı. 

Emekli olmayı oldukça zorlaştırdığından dolayı toplumda “ mezarda emeklilik” olarak adlandırılan söz konusu yasa ile yapılan düzenlemeler, ana muhalefet partisi tarafından iptal talebiyle Anayasa Mahkemesine taşındı. Anayasa mahkemesi, emekli olmak için aranan şartları yerine getirenler hariç, sosyal güvenlikte kazanılmış hak yoktur, beklenen hak vardır. Beklenen haklarda değiştirilebilir….” gerekçesi ile, düzenlemeleri Anayasa’ya uygun bularak, iptal talebini reddetti. Anayasa Mahkemesinin bu görüşü ve kararıyla, emekli olma şartlarını yerine getirenlerin dışında, tüm sigortalıların emekli olma şartlarının değiştirilebileceği hususu, hukukumuzdaki yerini almış oldu. 

Anayasa mahkemesinin reddetmediği bir düzenlemeye ilişkin olarak, yerel mahkeme de dava açarak bir sonuç elde edemezsiniz. 

Ancak, bize göre de varsayımız da çok haklısınız. Teorik de olsa, yasama yetkisini elinde bulunduranlar, isterlerse emeklilik için aranan prim ve yaş şartlarını sürekli yükselterek kişilerin emekli olmasına mani olabilirler. Bu tür yasaların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sigortalı olanları kapsaması, yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların eski yasa hükümlerine göre emekli olmaları, en azından kamu vicdani acısından zorunlu. Çünkü; bizim gibi henüz kalkınmasını tamamlayamamış ülkelerde emeklilik, emekçilerin en büyük hayalidir. İnsanların hayallerini elinden almak veya hayalleri ile oynamak, hukuktan öte vicdani ve ahlaki bir konudur. 

Ekrem SARISU - Posta

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği paylaşın!